İngiliz tatlandırıcı üreticisi için Türkiye distribütörlüğü

Bu blog yazısı; Alliance experts‘in Türkiye pazarına girmek isteyen İngiliz tatlandırıcı üreticisi  müşterisi için yapılan pazar araştırması neticesinde edinilen izlenimlerime göre hazırlanmıştır.

The Sweetener Company

Hem kendi markası Slimmer, hem private label olarak üretim yapan İngiliz tatlandırıcı üreticisi HCP – The Sweetener Company, İngiltere’de ve Avrupada  önemli bir pazara sahiptir. Türk gıda sektöründe 60’a yakın; gıda dağıtıcıları, gıda takviyesi üreticileri ve ithalatçıları ile telefon, e-mail ve yüz yüze görüşmeler ile iletişime geçildi.

Neden tatlandırıcı? sorusunun cevabını öğrenmek için öncelikle doğal şeker üretimi ve pazardaki durumuna bakmak gereklidir. Şeker doğal, tatlandırıcı üretimi kimyasal bir süreç gibi düşünüldüğü için tatlandırıcı ve şeker istatistiki bilgilerinin aynı raporlarda yer alması başlangıçta ilginç gelebilir. Tatlandırıcılar; şekere ikame bir ürün olduğu için aynı kategoride görülmesi doğrudur. Tatlandırıcılar, yurtdışındaki marketlerde şeker reyonunda satışa sunulurken, Türkiye’deki marketlerde, sağlıklı yaşam ürünleri reyonlarında yer almaktadır. Bazı marketler halen hangi kategoride olması gerektiğine karar veremediği için tatlandırıcılar, bazen puding, kabartma tozu gibi ürünlerin satıldığı reyonlarda yer almaktadır.

Türkiye tatlandırıcı pazarı

Türkiye pazarında bir çok üründe tatlandırıcı kullanıldığı için aslında tatlandırıcı sektörü doğal şeker tartışmalarının gerisinde kalmış denilebilir. Hem doğal şekerden daha ucuz olması hem de daha az kullanımı nedeni ile endüstriyel tüketimi ile günlük hayatta tüketilen birçok üründe yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları: düşük kalorili içecekler, sakızlar, pudingler, donmuş tatlılar, meyveli yoğurtlar, vitamin destekleri, öksürük şurupları, şekerleme, bisküvi, kahvaltı gevrekleri, çikolata, baklava, reçel, helva, sütlü tatlılar, konserve, dondurma, diyabetik ürünler, sporcu içecekleri…v.s.

Bu rağmen, halka açık kaynaklardan, şeker ve yapay tatlandırıcı üretimi ve ithalat miktarları hakkında son derece sınırlı istatistiki bilgiye ulaşılabiliyor. Bu konuyu araştırmak isterseniz, sadece gündemdeki, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hakkındaki tartışma makalelerini ve şekerin insan sağlığına zararları ile yapay tatlandırıcıların hayatımızdaki yeri konusu hakkındaki paylaşımlara ulaşabiliyorsunuz.

İlaç mı?

Dünyadaki pek çok ülkede olduğu gibi, tatlandırıcıların Türkiye pazarına girişi eczaneler ile olmuştur. Bu nedenle tatlandırıcılar, genellikle obezite ve diyabet hastaları için ilaç olarak bilinmesine rağmen, 2000 lerde, süpermarketlerde satılmaya başlandıktan sonra “sakarin” olarak kullanımı trend olmuş ve günlük hayatta yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Hem diyabet hastalarının, hem de formda kalmak için şeker kullanmak istemeyenlerin sayısının hızla artmasıyla, tatlandırıcı piyasasının giderek büyüdüğü görülmektedir. Besleyici değeri olmayan yapay tatlandırıcılar, az miktarda kullanımı ile istenilen tatlılığı sağladığı için kalori ihtiyacını dengelemek amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Aynı miktarda şekerden çok daha fazla tat veren tatlandırıcılar, daha az enerji içerdiği ve kandaki şeker seviyesini etkilemediği için de tercih edilmektedir.

Son zamanlarda, özellikle Avrupa Gıda Güvenliği Kurulu tarafından yapılan bilimsel çalışmalarda, tatlandırıcıların güvenirliliği ile ilgili yapılan açıklamalar, yapay tatlandırıcıların şekere ikame bir ürün olarak tercih edilmesini sağlamıştır. Türk gıda kodeksine göre tatlandırıcıların birçok alanda kullanımına izin verilmiştir. Tatlandırıcılar, endüstriyel olarak, şekerden daha ucuz olduğu için günlük hayatta tüketilen birçok üründe kullanılmaktadır.

Tatlandırıcı ilaç değil, gıda

Masa üstü tatlandırıcıların halen diyabetik ürünler raflarında satışa sunuluyor olması, tüketiciye halen -ilaç- hissiyatı verdiği söylenebilir. Tatlandırıcılar, yurtdışında, şekere ikame bir ürün olarak şeker raflarında satışa sunulur iken, Türkiye pazarında, halen süpermarket raflarında doğru yeri bulamadığı söylenebilir. Bununla birlikte, birçok kafe, restoran ve otellerde tatlandırıcılar, şekerin yanında servise sunularak daha normalleştirilmiştir.

Türkiye’de son 12 yılda, diyabet oranı % 90 ve obezite oranı % 44 artırmıştır. Avrupa’da en yüksek obezite oranına sahip olan Türkiye’de, tatlandırıcı ve sağlıklı yaşam ürünleri pazarının büyüyeceği görülmektedir. Dünyada en yaygın çay tüketimi ülke olan Türkiye, masaüstü tatlandırıcı pazarı için önemli bir potansiyele sahiptir.

Fiyatlar

Endüstriyel pazardaki tatlandırıcıların şekerden ucuz olmasına rağmen, masa üstü tatlandırıcılar, süpermarketlerde, yurtdışı süpermarket fiyatlarına göre halen daha yüksek fiyatla satıldığı görülmektedir. Özellikle masa üstü tatlandırıcılar lüks bir ürün, “sağlık ürünü” olarak kabul edildiği söylenebilir.

Dünya şeker üretimi ve ticaretine bakıldığında, şeker pazarının %18 lik kısmının tatlandırıcılar olduğu görülmektedir. Bu pazarın ortalama yılık %5,5 artış ile 2025 yılında 11.4 milyar dolar değerine ulaşacağı beklenmektedir. TUİK verilerine göre; Türkiye tatlandırıcı pazarının yıllık %22 büyüdüğü görülmektedir. Büyük bir oranı Çin ve ABD den ithal olan tatlandırıcı ithalatı oranı, son yıllarda katlanarak artmaktadır. Sektörün nüfus artışı ve obezite artışına göre büyüme gösterdiği görülmektedir. Türkiye’de tatlandırıcı pazarının, nüfusa göre beklenenden daha küçük olmasına rağmen, dünya ortalamasından daha hızlı büyüdüğü söylenebilir.